İlginç Bir Matematikçi: Godfrey Harold Hardy

Bazı insanlar matematikçilerin çoğu insandan farklı özelliklerinin olduğunu düşünebilir. Aslında bu çok da yanlış değildir. En başta matematikçiler çoğu insanın zor bulduğu ya da sevmediği matematiğe hayatlarını verirler. Fakat matematik tarihine baktığımızda gerçekten de birçok ilginç kişisel özelliklere ya da ayırt edici fikirlere sahip matematikçiler görebiliriz. Bunlardan biri de elbette Godfrey Harold Hardy’dir.

Godfrey Harold Hardy, 7 Şubat 1877 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Annesi ve babası üniversite eğitimli olmamalarına rağmen ikisi de matematiğe eğilimliydi. Hardy’nin matematiğe olan merakı ve zekası küçük yaşlarından beri anlaşılıyordu. Sadece iki yaşındayken milyonlara kadar sayıları yazabiliyordu ve de kiliseye götürüldüğünde ilahilerin sayılarını çarpanlarına ayırarak vakit geçiriyordu. Hardy eğitim hayatında hep başarılı olmuştu. En iyi çalışmalarını, yakın arkadaşı Littlewood ve akıl hocalığı yaptığı öğrencisi Ramanujan ile yaptığı işbirliğinden doğduğunu düşünüyordu. Fakat Hardy’e matematiğe en büyük katkısının ne olduğu sorulduğunda, Ramanujan’ı keşfetmesi olduğunu söylemiştir.

Pür Matematik

Harold Hardy bir pür matematikçiydi, hatta Cambridge matematikçileri onun için pür matematikçilerin en pür olanı diyorlardı. Hardy ortaya koyduğu eserlerin soyutluğundan ve “işe yaramaz” oluşundan övünürdü. Ona göre matematiğin görkemi onun soyutluğundaydı. Ünlü kitabı “Bir Matematikçinin Savunması”nda şöyle yazmıştı:

Ben yararlı hiçbir şey yapmadım. Benim hiç bir buluşum dünyanın rahatı üzerinde, doğruda veya dolaylı, iyi veya kötü en ufak bir farklılık ne yapmıştır ne de yapması beklenebilir. Başka matematikçiler yetiştirmeye yardımcı oldum; ama kendi türümden matematikçiler. Onların çalışmaları da, benim yardım ettiğim kadarıyla, benimkiler kadar yararsızdır. Bütün pratik değerlendirmelere göre benim matematiksel hayatım sıfırdır; matematik dışında da zaten yok gibidir.

Fakat Hardy ne kadar böyle düşünürse düşünsün daha sonralarda onun yaptığı çoğu çalışma da başka bilim dallarında uygulamaları bulunmuştur.

Dini Görüşleri

Harold Hardy çok koyu bir ateistti, tanrıyı hep kişisel bir düşmanı olarak görmüştü. Hardy tanrının varlığına inanmazdı fakat yine de gerçek olması ihtimaline karşı, çoğu zaman yanında “Anti-tanrı” pilleri dediği şeyleri taşırdı. Mesela güneşli günlerde bile kazağını, şemsiyesini ve bir doktora tezini ya da sınav kağıtlarını yanından eksik etmezdi. Çünkü o hazırlıklıysa tanrının onu zeki çıkarmayacağını ve havayı bozmayacağını, yağmur yağdırmayacağını düşünürdü. Başka bir tedbirini ise deniz yolculuklarına çıkarken uygulardı. Yolculuğa çıkmadan önce arkadaşlarından birine ithafen evinde “Riemann hipotezini kanıtladım,” yazılı bir kart bırakırdı. Eğer aksi bir şey olur ve yolculuktan dönemez ise bu kart bulunacak ve Hardy tarihe geçecekti. Fakat onun düşüncesine göre tanrı asla bir ateistin böyle bir ün kazanmasını istemezdi, o halde evine sağ salim dönebilecekti. Eve döndüğünde de kimse görmeden kartı yok edebilecekti.

Güneşli bir havada ceketi ve şemsiyesi ile Hardy

Kişisel Hayatı ve Takıntıları

Hardy’nin bazı takıntıları vardı. Teknolojik aletler bunlardan biriydi, onlara hiç katlanamazdı. Asla saat takmaz ve telefon kullanmazdı. Yazışmalarının çoğunu telgraf ve kartpostallar aracılığıyla yapardı. Fotoğraf çekilmeyi hiç sevmezdi, sadece birkaç tane fotoğrafı vardır. (bundan dolayı bu yazıdaki fotoğraflar “The Man Who Knew Infinity” filminden alınmıştır) Bunun dışında aynada kendine bakmaya dayanamazdı. Hatta bir otelde kalması gerektiği zaman bütün aynaları havlular ile örttüğü söylenir. Hardy hiç evlenmedi, bazıları onun tek aşkının matematik olduğunu söylerdi. Hardy’nin matematikten sonraki en büyük tutkusu ise kriketti. Hatta bir arkadaşının dediğine göre eğer Hardy krikete verdiği ilgi ve alakayı her gün yarım saat borsaya verseydi çok zengin bir insan olurdu.

Hardy’nin Aforizmaları

Birinci sınıf bir insanın çoğunluğun fikrini ifade etmesine asla değmez. Tanım gereği, bunu yapacak çok sayıda insan var.

Bir ressam ya da şair gibi bir matematikçi de bir model yapımcısıdır. Onun modelleri diğerlerininkinden daha kalıcı ise, bunun nedeni fikirlerle yapılmış olmalarıdır.

Önemsiz matematiğin bir bütün olarak yararlı olduğu ve gerçek matematiğin genel olarak yararlı olmadığı sonucuna vardık.

Galois 21, Abel 27, Ramanujan 33, Riemann 40 yaşında öldü. Daha sonra epeyce büyük işler başaranlar oldu; Gauss‘un diferansiyel geometri hakkındaki büyük anısı 50 yaşındayken yayınlandı (temel fikirlere on yıl önce sahip olmasına rağmen). Elli yaşını geçen bir adam tarafından başlatılan büyük bir matematiksel ilerlemenin bir örneğini bilmiyorum.

Hardy bir keresinde Bertrand Russell’a “Eğer mantıkla beş dakika içinde öleceğini ispatlayabilirsem, öleceğine üzülmeliydim, ama kederim kanıttaki zevkle çok daha hafifletilirdi” demişti.

KAYNAKÇA

James, I. (2009). Büyük matematikçiler euler’den von neumann’a. İstanbul: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

https://tr.wikipedia.org/wiki/Godfrey_Harold_Hardy

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s