BAL TUZAĞI

Konuk yazarımız Serpil ERKUL’a sevgilerimizle…

Türk Gıda Kodeksi Bal tebliğine göre bal; bitki nektarlarının, bitkilerin canlı kısımlarının salgılarının veya bitkilerin canlı kısımları üzerinde yaşayan bitki  emici böceklerin salgılarının, bal arısı tarafından toplandıktan sonra kendine özgü maddelerle birleştirerek değişikliğe uğrattığı, su içeriğini düşürdüğü ve petekte depolayarak olgunlaştırdığı, doğası gereği kristallenebilen doğal ürün olarak tanımlanmaktadır.

Balda bulunan glikoz şekerinin zamanla doyma noktasına ulaşarak dibe çökmesi olayı kristalizasyon olarak adlandırılmakta olup, çiçek balları zamanla kristalize olur. Kristalleşme baldaki glikoz, fruktoz oranına ve su miktarına bağlıdır. Balda fruktoz miktarı genel olarak glikozdan fazladır. Eğer bu iki şekerden glikoz miktarı früktoz miktarına yaklaşır ya da geçer ise kristalleşme hızı bu duruma bağlı olarak artar. Halkımız tarafından kabul gören kristalleşen bal = şekerli bal yargısı tamamen yanlıştır. Aksine şeker şurubu verilerek elde edilen ballar daha geç kristalize olur.

Dünya bal üretiminde 2019 yılı itibarıyla 444 bin ton ile Çin ilk sırada, 109 bin tonluk üretimi ile Türkiye ikinci, Kanada ise 80 bin ton ile üçüncü sırada yer almaktadır

Bal tebliğine göre balın özellikleri aşağıda verilmiştir;

  • İnsan tüketimine sunulacak olan bal, sağlıklı arı kovanlarından elde edilmiş olacaktır. Bal, doğal yapısında bulunan organik ve inorganik maddeler haricinde herhangi bir yabancı madde, parazit, arı, arı parçaları ve yavru arı içeremez.
  • Balda insan sağlığını tehdit eden hiçbir patojen mikroorganizma bulunamaz.
  • Balda nişasta bulunamaz.
  • Balın tadı ve aroması, balın menşeine ve üretildikleri bitkinin türüne bağlı olarak değişmekle birlikte bal kendine ait doğal koku ve tada sahip olmalıdır. Yabancı koku ve tat içermez.
  • Balın rengi su beyazından koyu amber rengine kadar değişebilir. Çam balının rengi pfund skalasına göre minimum 60 olmalıdır. (Balın rengi Pfund skalasına göre değerlendirilir. Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği’ne göre su beyazından koyu amber renge kadar değişebilir. Balın kaynağı olan nektarın ve polenlerin renkleri, balda ki şeker reaksiyonları ve balın alındığı peteğin eski ya da yeni olması rengi etkiler).
  • Bala herhangi bir madde katılamaz…..

Bal, demir, glukoz, kalsiyum, B vitamin çeşitleri, fosfat, klorür, potasyum ve  magnezyum gibi mineralleri içeren oldukça önemli bir kaynaktır. Mucizevi besinlerden olan ve eşsiz lezzeti olan balın tarihi 8000 yıl öncesine kadar dayanmaktadır.

Yaşamımızı sağlıklı, dirençli ve bağışıklığımızı güçlü tutmamız için bal çok önemli bir besindir. Antiseptik özelliği bulunan bal aynı zamanda enerjiyi yüksek tutmaktadır. Bal, besin değeri açısından da çok zengindir.

Bu kadar kıymetli bir ürün olan bal hangi kötü ya da ilginç denebilecek bir duruma adını vermiştir?

Bal tuzağı nedir?

Üst düzey devlet adamlarının, bürokratların, askerlerin, müsteşarların ve başkanların özel hayatlarında yaşadıkları yasak ilişkilerle şantaja uğrama, itibarlarını ve işlerini kaybetmeleri ve dolayısıyla insanların mahrem arzularının kullanılarak nasıl kontrol mekanizmaları yaratıldığının karşılığı olarak kullanılmaktadır.

BAL TUZAĞINDA KULLANILAN ÜNLÜ AJANLAR:

Josephine Baker, yaşadığı dönemin en ünlü şarkıcılarındandı. En azından görünen kısmı böyleydi… İkinci Dünya Savaşı casusu olduğu çok sonra anlaşıldı. ABD’li Baker, savaş başladığında  Nazi işgali altındaki Fransa’da yaşıyordu. Orada gördüğü iyi davranışlardan ötürü Fransız direnişinin casusu olmaya gönüllü oldu. Uluslararası seyahatler yapan, yetenekli, lüks içinde yaşayan bir şarkıcı olduğu için hiç kimse ondan şüphelenmedi. Asla yakayı ele vermedi. Casusluğu yıllar sonra anlaşıldı.

Pearl Witherington Carnioley, 1943’te İkinci Dünya Savaşı devam ederken İngilizlerin Birleşik Krallık Özel Kuvvetleri’ne yönetici olarak atandı. Eğitimler esnasında yaptıklarıyla, birliğinde ‘en iyi silah kullanan kişi’ olarak anıldı.

Annesi ve üç kız kardeşiyle beraber savaştan 3 yıl önce işgal altındaki Fransa’dan kaçmıştı. İngiltere’de aldığı eğitimden sonra kod adı ‘Pauline’ ve ‘Marie’ oldu ve zamanında kaçtığı Fransa’ya kozmetik satıcısı adı altında ajan olarak geri döndü.

Mata Hari, Hollandalı ve gerçek adı Margareta Zelle dir. 1. Dünya Savaşı sırasında serbestçe ülkeler arasında dolaşabiliyordu ve ayrıca yüksek rütbeli Alman görevlilerle iyi dosttu. Almanlar adına çalışan bir ajandı. Savaşın başlamasından bir süre sonra Fransızlar, Hari’yi Almanlar’ın bilgilerini kendileri adına çalması için ikna etti. Almanlar, Mata Hari’ye her zaman yanlış bilgi verdi. Paris’e döndüğünde Fransızlar, istihbaratların yanlış olduğunu Mata Hari’nin çift yönlü bir ajan olduğunu fark etti. Ardından Mata Hari, Fransızlar tarafından, istihbaratları 50.000 askerin ölümüne yol açtığı için tutuklandı. Hari, ölümü beklerken bir yandan da gardiyanlar için dans etti, kaçmak için planlar yaptı. Kaçma planını gerçekleştiremeden vuruldu ve öldürüldü. 

Anadolu’nun bir köyünde 40 yıl imamlık yapmış birisi bir gün cemaati karşısına almış ve “ kırk yıldır kıldığınız namazları yeniden kılın. Ben Müslüman değilim. Aynı zamanda da ajanım” demiş ve ortadan kaybolmuş. Elbette bu topraklarda ve yeryüzündeki ajan hikâyeleri bundan çok daha da sarsıcı… Bal yiyin ama bal tuzağına düşmeyin…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s