SİNEMA TARİHİNİN EN YARATICI FİLMİ: THE TRUMAN SHOW

Başrolünde Jim Carrey’nin yer aldığı ve Peter Weir’in yönettiği The Truman Show 1998 yılında gösterime girmiştir.

Jim Carrey

“The Truman Show”, muazzam bir sır üzerine kurulmuştur. Filmi izlediğimde sırrı bilmiyordum ve çok dikkatli bir şekilde yerleştirilmiş küçük şüphelerin ve merakların tadını çıkarabildim. Şans eseri sırrı bilmiyorsanız, daha fazla okumayın.

Filme geçmeden önce kısaca truman sendromundan bahsedelim.

truman sendromu

Bu sendrom aslında, tüm hayatı boyunca farkında olmadan kameralar karşısında yaşayan bir karakterin etrafında dönen 1998 yapımı The Truman Show filmine bir göndermedir.

Günlük yaşamınızın, diğer insanları eğlendirmek amacıyla sizin haberiniz dahi olmadan televizyonda yayınlandığını hayal edin.

Her anınızın, hareketinizin,  her duygunuzun böyle bir proje içinde yer almasını ister misiniz? Hayatınızın isteğiniz dışında ekranlarda sunulmak için takip ediliyor olması gerçekten korkutucu bir olay olurdu. Bir an olsun realite programı gibi bir kurgunun içinde olduğunuzu ve televizyon ekranlarında izlendiğinizi düşünüyorsanız yaşadığınız bu durum Truman Sendromudur.

Truman Sendromu, hastanın bir realite televizyon programında mahsur kaldığına veya insanların her hareketini izlediğine inandığı psikolojik bir yanılsama biçimidir. Sosyal medya, teknoloji ve iletişim araçlarının gelişmesiyle birlikte kişisel verilerimizin toplanması ve şehir hayatında binlerce kamera tarafından izleniyor olmamız da bu sendromu etkileyen en büyük faktörlerdir.

Anthony Waterlow

Anthony Waterlow

Bu sendrom basit tanımıyla bir psikoza işaret ettiği için elbette çok tehlikeli noktalara ulaşma olasılığı vardır. Tıpkı Waterlow’un durumunda olduğu gibi. Çünkü o, 2009 yılında yakalandığı bu sendrom sebebiyle babasını ve kızını, onun hayatını tüm dünyaya canlı olarak yayınladıklarını düşündüğü için öldürdü. Waterlow’a göre başrolünde yer aldığı bu televizyon programının amacı, onu öldürmek ya da kendisini öldürmeye iknâ etmekti.

Üniversiteli Genç Scott

2002 yılında henüz üniversite 2. sınıf öğrencisi olan Scott, yaz aylarının ortalarında kendinde bazı farklılıklar hissetmeye başlamış. Genç adam, daha sonraları teşhis edileceği üzere bipolar bozukluktan muzdaripmiş ve o zamanlar ilk manik depresif bozukluğunu yaşamaktaymış. Scott arkadaşlarıyla tatil için gittiği Colorado eyaletinde ilk kez halüsinojenik (anormal bilinç durumları meydana getiren) mantar deneyimini yaşamış ve sahip olduğu bipolar bozukluk bu sebeple tamamen “Truman Show Sendromu”na evrilmiş.

Scott, o gece uyuyamamış ve gün doğumunu izlemek için kaldıkları yazlığın çatısına çıkmış. Çatıda hissettiklerini ve yaşadıklarını şöyle ifade ediyor:

‘‘Güneş doğuyordu, etrafıma bakıyordum ve bir anda etrafımın gizli kameralarla çevrili olduğunu fark ettim. Bundan kesinlikle emindim; ben her şeyin merkezindeydim ve muhtemelen tüm hayatım boyunca bu şekilde izlenmiştim. Ailem, arkadaşlarım, öğretmenlerim ve geri kalan herkes yalnızca bu şovun, benim şovumun birer oyuncusuydu. Bu konuda en ufak bir şüphem yoktu. Bunu fark edince çatıdan indim ve yalın ayak sokaklarda gezmeye, aktörleri izlemeye ve bu kurgunun başında bulunan kişiyi aramaya koyuldum.’’

Psikiyatrist William Johns

Bir gün aniden Florida’daki evini terk eden Johns, New York’a giderek orada iki yaşındaki bir çocuğa ve annesine saldırdığında yakalanmış; ifadesinde ise amacının başrolünde bulunduğu televizyon programının içinden Truman gibi kaçmak olduğunu belirtmiştir. 

Bu sendrom hakkında kayıt altına alınan kaynaklara göre bir başka kişi de 9/11 saldırılarının yalnızca onun için gerçekleştirilmiş bir kurgu olduğunu düşündüğü için Manhattan’a gitmiş, ardından Beyaz Saray’a giderek yönetmeni görmek istediğini söylemiştir.

 Dr. Joel Gold, bu sendromla ilk karşılaşmasını şöyle anlatıyor:

“Meslek hayatım boyunca psikozun pek çok farklı türüyle karşılaştım, o yüzden ilk başta şaşırtıcı olan pek bir şey yoktu. Kendisinin vampir olduğunu düşünen insanlarla bile çalıştım. Ancak birkaç ay içerisinde beş farklı hastamın, ‘Doktor Gold, şu Truman Show filmini biliyor musunuz?’ sorusunu sorması üzerine, konunun ciddi bir şey olduğunu ve üzerine eğilmem gerektiğini fark ettim.”

Dr. Joel Gold

Dr. Gold, aynı zamanda her ne kadar kulağa ilgi çekici gelse de, bu durumu bir sendrom olarak adlandırmanın doğru olmadığını düşünüyor:

“Delüzyonlar, yani sanrılar, aslında başlı başına bir psikolojik rahatsızlığı ifade etmezler; bunlar yalnızca psikozun çeşitli semptomlarıdır. İnsanların psikoza girmesine sebep olabilen pek çok farklı sebep bulunmaktadır. Örneğin bunama, madde kullanımı, ya da bipolar bozukluk türü nevrozlar, psikozu hazırlayan sebeplerden bazılarıdır.” 

Dr. Gold, bu rahatsızlığın günümüz dünyasıyla ve popüler kültürle yakından ilişkisi olduğunu düşünüyor:

“Truman Show delüzyonunun, ‘kontrol’ ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Kontrol, delüzyonlarda en sık rastlanan 12 formdan bir tanesidir ve genellikle kişinin düşüncelerinin kontrol edildiğini düşünmesiyle ortaya çıkar. Sokaklarda kameraların bulunduğu, herkesin sosyal medyada kendi hayatını ifşa ettiği ve anlık şöhretlerin hayatımıza girdiği modern yaşamda aslında herkes birbirini izliyor ve aynı zamanda herkes izleniyor. Bu izlenme düşüncesi de insanlar üzerinde kontrol edildiği hissi ile birlikte yoğun bir baskı oluşturuyor. ‘Truman Show’ delüzyonunun son zamanlarda artış göstermesinin tamamen bununla ilgili olduğunu düşünüyorum.”

THE TRUMAN SHOW KONUSU

Dünyanın en güzel adalarından birinde yaşayan halk imrenilecek derecede ütopik bir hayat sürmektedir. Filmde başrol karakterimiz Truman’ın bütün hayatı bir televizyon programı olarak yayınlanmaktadır. Programın seti özel olarak bir yapım şirketi tarafından tasarlanıyor. Bütün olayların yaşandığı bu şehir aslında büyük bir TV Programı setinden oluşuyor. Başrolümüzün hayatı, anne rahmine düştüğü andan itibaren her köşeye yerleştirilmiş kameralarla saniye saniye kaydediliyor ve 30 yıl boyunca hiç ara vermeden milyonlarca kişi tarafından 24 saat boyunca canlı olarak seyrediliyor. Truman’ın çevresinde bulunan insanların tamamı da birer oyuncudur, hatta ailesi zannettiği kişiler de aslında bu kurgunun birer parçasıdır. Filmin devamında Truman, yaşadığı olayları anlamaya başlıyor ve serüven akıcı bir şekilde ilerliyor. 

THE Truman Show Film Analizi

Truman’ın dünyasında herkes sahte, evet. Peki, Truman neden hayatının gerçek olduğuna inanıyor?

Çünkü bulunduğumuz dünyayı gerçek olarak kabul ediyoruz biz. Örneğin siz hiç hayatınızın gerçek olmama ihtimalini düşündünüz mü? Düşündüyseniz bile buna ne kadar inandınız? Hangimiz hayatımızın tamamen yalan olduğuna inanmak ister ki?

Adamın doğumunda bile milyonlarca insan ekranları başında oturmuş onu izliyor. O kendi hayatını yaşıyor ve bu böyle yıllarca devam ediyor. Sonunda, Truman “global” bir televizyon şovu haline geliyor, çünkü izleyicilere göre Truman Show dünyanın nasıl olması gerektiğini gösteren “gerçek” bir program…

Truman bunca yıldır neden hiç şüphelenmedi?

Christof’un cevabı kısacık ama çok çarpıcıdır: “Dünyanın gerçekliğini, bize sunulan haliyle kabul ederiz. İşte bu kadar basit.

Truman’ın karısı taksitlerini ve sorumluluklarını hatırlatmaktadır, bebek istemektedir. Annesi zaten çoktan oğlunun sınırlarını çizmiş ve o sınırların dışına çıkmaması gerektiğini kafasına yerleştirmiştir.

Öğretmeni; “Dünyada artık keşfedilecek yer kalmadı, zaten her yer keşfedildi” diyerek onun merakını ve heyecanını söndürmüş, kâşif ruhunu öldürmüştür. Medya da sürekli dış dünyanın tehlikelerinden, kasabanın güzelliğinden bahseder.

Ee bir de fobisi vardır: Deniz! Truman kapana kısılmış gibi bu huzurlu adaya kısılmıştır aslında. Çıkışı yok gibidir.

Hayatındaki her şey şunu vurgulamaktadır: “ELİNDE OLANLA YETİNMEYİ ÖĞREN, HİÇBİR ŞEYİ DEĞİŞTİRME!” Evet öyle de yaptı. Çünkü yaşadığı hayat onu buna itti…

Ekonomik anlamda sıkıntısız, arkadaşlık ilişkilerinin korunduğu, aile hayatına yer veren, suç oranının en düşük düzeyde olduğu muhteşem bir ütopya. Hayal gibi. Ellili yıllardan esinlenilerek yaratılmış bir düzen.

Distopik ve zoraki mutluluk barındırıyor…

Liberalizmin sürdürülebilmesi için gereken şey ekonomik arzuların kişisel arzuları yerine getirmek konusunda yetersiz kalacağı anı ertelemek ki bu konuda da kapitalizm, liberalizmin yardımına koşuyor. ama nasıl? Kapitalizmin bize verdiği mesaj şu: ekonomik mutluluk=kişisel memnuniyet. yani ne yapmalıyız? tüketmeliyiz. Tükettikçe mutlu olacağız.

Size çok tanıdık gelmiyor mu yukarıdaki paragraf?

Christoph, Truman’ın yaşayacağı kasabayı tasarlar, gerekli olan yerde iklim ve hava durumunu belirler, kaderini çizer, kime aşık olacağını, engellerini, hayallerini, her şeyini “O” belirler. Ve bunu yaparken, Truman’a kötülük değil iyilik yaptığını düşünmektedir. Bu yüzden Truman’ın aslında şikayet etmeye bile hakkı yoktur. Çünkü “O”, Truman için bir cennet yaratmıştır..

Şovun Yaratıcısı Christoph

Fakat Truman artık şüphelerinin kıskacından kurtulamaz, yalana tahammülü kalmaz ve adadan çıkış yollarını arar. En sonunda en büyük korkusunu yenerek denize açılır. Set ekibi ve Christof, onun geri dönmesini sağlamak için denizde fırtına dev dalgalar yaratırlar fakat Truman pes etmez ve sonunda o fırtınaları da atlatır. Tam artık kurtulduğunu sanıp güneşli denizde ilerlerken teknesi bir den gökyüzüne çarpar! Çünkü onun gökyüzü olarak yıllardır gördüğü şey aslında gökyüzü görünümlü set duvarıdır.

Truman gölgeler dünyasında kapana kısılmış bir şekilde duruyorken yavaş yavaş gerçeğe, idealar dünyasına, doğru yolculuğuna başlıyor. Gölgeler dünyası Truman başlarda tam anlamıyla fark etmese de oldukça basit bir ütopya. Suç işlenmiyor, herkes birbiriyle uyum içerisinde, herkes mutlu ve herkes “amerikan rüyasını” yaşıyor.,

Son olarak bir de televizyon programı olan Truman Show’a bakacak olursak burada da karşımıza “tüketim” çıkıyor. izleyiciler programı sevdikleri için onu izleyerek aslında sevdikleri bir tüketim malzemesini -gazoz gibi- satın almış oluyorlar ve hatta programda yer alan her ürünü katalogdan sipariş ederek “gerçek” hayatlarında kullanabiliyorlar…

Truman Show’dan en iyi 5 alıntı

5-“Hiçbir şey mi gerçek değildi?”

Truman fırtınadan sağ kurtulur ve sahte dünyasının kenarına düşer. Ufku andıran boyalı bir duvar ve bir çıkışa giden bir merdiven keşfeder. Truman ayrılmak üzereyken, Christof sonunda onunla konuşur:

Truman: “Hiçbir şey mi gerçek değildi?”

Christoph: “Sen gerçektin! Seni izlemeyi bu kadar güzel yapan da buydu. Beni dinle Truman. Dışarıda, senin için yarattığım bu dünyadan daha fazla gerçeklik yok. Aynı yalanlar. Aynı ikiyüzlülük. Ama benim dünyamda korkacak hiçbir şeyin yok.”

4-Kaçış Yok Bayım!

Film açılışında geçen o muazzam cümle:

Kaçış yok bayım! Dağın en tepesine çıkıyorsun, kırık bacakla ve tüm kalbinle…

3-“Canlı Bir Seyircinin Önünde Ölmesine Izin Veremeyiz!”

Truman sonunda deniz korkusunun üstesinden gelmeye ve Seahaven’dan uzaklaşmaya karar verirken, Christof onu durdurmak için umutsuz önlemlere başvurur. O anda, Truman’a bakan bir koruyucu melek değil, şovunun mahvolmasını istemeyen bir televizyon adamı olduğu ortaya çıkıyor.

Truman özgürlüğe yelken açarken, Christof, herkesin protesto ettiği bir fırtınayı onun üzerine saldı. Truman neredeyse ölmek üzereyken, Christof bu adamın gücünü elinde tuttuğunu ve ona istediği her şeyi yapabileceğini açıkça belirtiyor.

Ağ yöneticisi: Canlı bir seyircinin önünde ölmesine izin veremeyiz!

Christof: Canlı bir seyircinin önünde doğdu.

2-“Kafamda Hiç Kameran Olmadı!”

Christof: “Seni kendinden daha iyi tanıyorum.”

Truman: “Kafamda hiç kameran olmadı!”

1- Günaydın! Ve olur ya belki sizi göremem; iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler…

Varlığının gerçeğini bilmemesine rağmen. Truman, bir televizyon programının ideal yıldızıdır. Tanıştığı herkese karşı nazik, kibar ve cana yakın. Aslında, herkesi günaydınla selamlarken, “Ve olur ya seni göremezsem, iyi günler, iyi akşamlar ve iyi geceler” diye kendine özgü bir sözü bile var.

Büyüleyici selamlama film boyunca kullanılır ve sonunda gerçek gerçekliği kendisine söylendiğinde, bu özlü söz onun vedasıdır. O anda, izleyicilere tam olarak istediklerini verirken gösteriden uzaklaşır.

KAYNAKÇA

https://en.wikipedia.org/wiki/The_Truman_Show

https://www.rogerebert.com/reviews/the-truman-show-1998

https://screenrant.com/best-quotes-truman-show/

https://onedio.com/haber/10-madde-ile-tum-hayatinin-kameralarla-izlendigini-dusunenlerin-yanilgisi-truman-show-sendromu–727113

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s